Neler yeni

KARTALLARIN VE LEYLEKLERİN SAVAŞI

osmanke

Özel Üye
Özel Üye
Katılım
11 Ara 2011
Mesajlar
1,056
Beğeniler
990
Yaş
55
Konum
İstanbul
#1
İçinizde bu olayı duyan oldu mu?
==============
Haziran, 1934
Uludağ zirvelerinden inen 6 kartal, Bursa Orhangazi'de bir leylek yuvasına saldırdı.Anne ve baba leylekleri öldürüp, 4 yavruyu kaçırdılar.
Aradan bir kaç gün geçti...
Yine bir grup kartal, yine Orhangazi'de başka bir leylek yuvasına saldırdı.
Ancak bu kez yuva boştu.Nasıl haberleştiler ise, leylekler yavrularını güvenli bir yere gizlemişti.
Sonra her yerden haberler gelmeye başladı.
Kartallar gruplar halinde leylek yuvalarına saldırıyordu.
Bir kaç gün sonra ülkenin dört yanından Bursa, Aydın ve Trakya'ya yüzlerce
leylek akın etti.Aynı şekilde kartallar da toplanıyordu. İnsanlar çevrelerinde leylek ve kartal sayısının olağanüstü arttığının farkındaydı.
Gökyüzünde bir hareketlenme vardı.
Bir şeyler oluyordu.
Bu kuşlar neden toplanıyordu?
Bu neyin habercisiydi?
Leyleklerin ve kartalların toplanması iki ay sürdü.
Ağustos ...
Aydın'da Menderes deltasında inanılmaz bir savaş başladı.
Havada amansız bir mücadele vardı.
Bir tarafta leylekler, diğer tarafta kartallar.
Halk başı yukarıda bu savaşı izliyordu.
Kartallar güçlü pençeleriyle, leylekler de uzun gagalarıyla savaşıyordu.İnsanların gönlü leyleklerden yanaydı.Köylüler yaralanıp yere inen leylekleri tedavi etmeye çalışıyorlardı.
Nineler yaralı leyleklerin başında dua ediyordu.
Hatta Kızılay'ı göreve çağıranlar bile oluyordu.
Kimileri ağaçlara tırmanıyor, yuvalardaki yavru leyleklere yiyecek ulaştırıyordu.
Ülkenin genelkurmay başkanı Mareşal Fevzi Çakmak'ın bu savaşa müdahale etmesini isteyenler bile vardı.
Ama günler geçiyor, savaş sürüyordu.
İki taraf da kayıplar veriyordu.
Daha da ilginci hem leyleklere, hem de kartallara ülkenin değişik yerlerinden sürüler halinde takviye geliyordu.
Bu savaşı kim kazanacak?
Kartallar güçlüydü ama leylekler sayıca üstündü. Üstelik daha organize idiler. Genç leylekler kartalları yoruyor, tecrübeli yaşlılar ise
yorulan kartala öldürücü gagayı vuruyordu.
Ayrıca insanların yardımı nedeniyle leylekler yerleşim birimlerine yakın bölgelerde savaşıyordu.
Kartalların savaşı ormanlık, dağlık alanlara çekmesine izin vermiyorlardı.
Her yerden ölü ve yaralı haberleri geliyordu.
Sayıları yüzlerle ifade ediliyordu.
Neyse ki günler sonra savaş bitti.
Kazanan sayıca üstün olan leyleklerdi.
Kartallar bölgeyi terk etmek zorunda kalmıştı..
1934 yılında yüzlerce insanın izlediği pek çok gazeteye konu olmuş bir savaş bu.
O günlerde Türkiye'deki New York Times gazetesinin muhabirinin Amerika'ya bu haberi geçtiği söylenir.
Derler ki, leyleklerin ve kartalların savaşı bir kaç yıl sonra Kara Harp Okulu'nda havacılık dersinde işlendi.
İki tarafın savaş taktikleri öğrencilere anlatıldı.
 

osmanke

Özel Üye
Özel Üye
Katılım
11 Ara 2011
Mesajlar
1,056
Beğeniler
990
Yaş
55
Konum
İstanbul
#2
konunun ilk geçtiği yer olan Bursa, orhangazi benim memleketimdir yerel siteden aldığım bir paylaşımdır bursa ve yalova arasında kalan ve çok merkezi bir yer olan ve kritik bir bölgeye sahip çok sulak iznik gölü dolayısı ile ve sırtını dağlara dayamış düzlükte kurulmuş ve benim çocukluğumda bile dahi elektiriği,suyu olan gelişmiş bir kasabaydı çok eski adıyla pazarköy,dür nedeni ise merkezi ve etrafındaki tüm köyler buraya gelerek alışveriş yapmasından bu isim verilmiş şimdi düşünüyorum,da o günler çok güzeldi hatırladığım kadarıyla çocukluğumda her yıl bu zamanlarda leylekler kasabaya gelirler merkezde büyük bir parkımız vardı ve içinde asırlık çınar ağaçları vardı bunların tepesine elektik direklerinin üstüne ve yuva yapmaya müsait olan evlerin bacalarına yuva yaparlardı bazen yuvadan düşen yavrular olurdu bunları gerek halk gereksa belediye çalışanları tekrar yuvalarına bırakırlardı . konuya gelince benim tahminim kartalların bu bölgeyi sahiplenmek istemesinden kaynaklanıyordu hem sulak hemde dağlık bir araziye sahip olması onları cezbediyordu ve bu nedenle leylekleri buradan kaçırmak için yuvalara saldırarak korkutmak istediler ancak bu bir savaşa dönüşünce halkın,da yardım etmesiyle kartalların kaybetmesi bölgeyi terketmek zorunda kaldılar şimdilerde gel gör,ki burası istanbuldan bir farkı kalmadı her yer beton bina göl tarafı ise sanayii fabrikaları ile dolu ve göl şu an içler acısı salda gölünden pek farkı yok suyu sanayii atıkları nedeni ile yemşeşil bunları yapanlar duyarsız siyasiler umarım birileri çıkar,da koruma altına alınır yoksa bu gidişle yok olmaya mahkum bu insanoğlunun doğaya verdiği zarar kadar hiç bir canlı zarar vermiyor. NOT:eek:rhangazinin 1968 ve1970 yıllarında çekilmiş bir fotoğrafı merkezi parkı çarşısı

 

osmanke

Özel Üye
Özel Üye
Katılım
11 Ara 2011
Mesajlar
1,056
Beğeniler
990
Yaş
55
Konum
İstanbul
#3
4 Mayıs 1934 tarihinde ilçemize 2.kez gelen Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN Orhangazi’ye gelişinin 86.yıldönümünü kutlar ve bugünü unutmamamız gerektiğini siz değerli Orhangazi Halkıyla paylaşırız.
#Orhangazi #Atatürk #Türkiye














+6


Atatürkçü Düşünce Derneği Orhangazi Şubesi
,
İsmail Saidoğlu
ile birlikte.

15 sa ·

“Orhangazi emin adımlarla Atatürk’ün izinde”
Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ ün Orhangazi’ye gelişinin 86.yıl dönümü Bugün, Atatürk’ün Orhangazi’ye gelişiyle içimizde yaşatmamız gereken manevi değerin bilinciyle “Herkes Orhangazi’liyim Demeli”
Atatürkçü Düşünce Derneği Orhangazi Şube Başkanı İsmail Saidoğlu yaptığı açıklamada:
Mustafa. Kemal için, Bursa her zaman özel bir yer olmuştur. Bu kapsamda ise ilçemize uğrayan Atatürk, 21 Ağustos 1929 , 4 Mayıs 1934 , 15 Temmuz 1935 ve 1 Şubat 1938’de olmak üzere dört kez Orhangazi’ye gelmişlerdir. Bu bakımdan Orhangazi, Atatürk’ün ayak izlerini taşımanın gururunu ve onurunu yaşamaktadır. Evet bizde, Orhangazi’mizin manevi değerlerine sahip çıkmak ve yaşatmak düşüncesiyle, Orhangazi Atatürkçü Düşünce Derneği olarak Atatürk’ün Orhangazi’ye gelişini kutlamayı, Kuvay-ı Milliye Kahramanı Refik ATAY Efendi’yi ve diğer İstiklal Gazi’si Şehitlerimizi anmayı bir görev addediyoruz. Bu kutlamaları ve anmaları sürdürmeye devam ediyoruz. Siz Orhangazi Halkına bu değerlerimizi unutturmamaya çalışıyoruz.
''Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını, ulusun birliğini ülkenin bütünlüğünü bozan her türlü açılıma Atatürkçüler olarak karşı çıkacağız''
Atatürk'ün halkla buluşmak, devrimlerin yansımalarını ve ne kadar benimsendiğini görmek için yurt gezilerine çıktığını söyleyen Saidoğlu, ''Ulu Önder Atatürk, ülke ülke gezmemiş ama, il il,ilçe ilçe, hatta köylere kadar bütün Anadolu'yu gezmiş, halkını dinlemiş, dertlerine çözüm yolları aramış, toplantılar yapmıştır. Kurucusu olduğu Cumhuriyet, bugün birtakım tehditlerle karşı karşıya kalmışsa bilmeliyiz ki, ilke ve devrimleriyle aydınlattığı yoldan sapmalar başlamıştır. Yeni ve sağlam ilkeleri ile Türk ulusuna çizdiği çağdaş uygarlık yolunda ilerlemek yerine, çağın gerisine gidişe özlem duyarak bu yoldan ayrılmayı tercih edenler sonsuz karanlıklarda kaybolmaya mahkûmdurlar. Türk Ulusu, ölümsüz önderimizin en büyük eseri Cumhuriyeti, tüm kazanımlarıyla sonsuza kadar koruyacak ve yaşatacaktır.
Büyük mücadelelerle bugünlere gelmiş olan Türk milleti ve Orhangazi halkı olarak, Atamıza borcumuzu ancak daha fazla çalışarak, daha büyük işler başararak ödeyeceğimizi biliyoruz. Bizler, ülkemizi ve şehrimizi, sosyal, kültürel ve ekonomik olarak en üst düzeye çıkarmak için çalışmaya devam edeceğiz. Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, Ata"mızın, Cumhuriyetin kurulmasında verdiği cesaretli kararları örnek alarak ürettiğimiz cesur projeler doğrultusunda, şehrimizi, hak ettiği konuma kavuşturmak, sizlerle daha gelişmiş bir Orhangazi’de, hep birlikte yaşamak amacındayız. Yaptığımız çalışmalarla, Atamızın işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine emin adımlarla ilerleme yolunda Orhangazi, ekonomisiyle, güçlü sosyal ve kültürel altyapısıyla ülkemizin en gelişmiş kentlerinden birisi olmalıdır.
Atatürk’ün Orhangazi’ye gelişinin 86.yıldönümünü milletçe büyük bir coşkuyla kutlamaya devam edeceklerin belirten saidoğlu, “Büyük önder Atatürk’ün Orhangazi’ye 2. gelişinde ifade ettikleri ve sonraki tüm gelişlerinde tekrar ettikleri gibi Orhangazi Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana ülkemizin en önemli dışa açılan, ülkemizin ekonomik anlamda kalkınmasına katkı sağlayan, her yönüyle Türkiye’nin çok özel ve güzel bir ilçesidir Bugün, Atatürk’ün Orhangazi’ye gelişiyle içimizde yaşatmamız gereken manevi değerin bilinciyle “Herkes Orhangazi’liyim Demeli” Orhangazi’nin ekonomik, kültürel ve manevi değerlerinin en yüksek seviyede olması gerektiğini kendine ilke edinmelidir. Bunun tarihsel bir görev ve sorumluluk olduğunu herkes kabul etmelidir. 4 Mayıs 1934 tarihinde ilçemize 2.kez gelen Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN Orhangazi’ye gelişinin 85.yıldönümünü kutlar ve bugünü unutmamamız gerektiğini siz değerli Orhangazi Halkıyla paylaşırız.
Sevgi ve saygılarımla
İsmail SAİDOĞLU
ADD Orhangazi Şubesi
Yönetim Kurulu Başkanı
 

tomyblack

Well-known member
Üye
Katılım
12 Ağu 2016
Mesajlar
554
Beğeniler
1,105
Konum
France
#4
Osman hikayeyi okudum ilgimi cekti google de aradim hakikaten ilginc, tabiatda yasananlar daha dogrusu hayvanlar aleminden cikartacagimiz cokkkkk
dersler var. Zaten insanlarmi vahsi yoksa hayvanlar mi diye bir konu acmak lazim, belgesellerde hayvanlari izleyiniz kendi turunu olduren pek goremezsiniz ama insanlar birbirini olduruyor dolayisiyla, biz insanoglu daha vahsiyiz.
Hayvanlari tabiati daha iyi tanidikca inanin insanlardan nefret edesiniz geliyor. Neticede insaniz, Allahin en guzel yarattigi varlik ama yasamasini bilmiyoruz yasamak icin can aliyoruz vs. konu cok uzun. Turkiye'ye Orhangaziye cok selamlar hemserim.
 

osmanke

Özel Üye
Özel Üye
Katılım
11 Ara 2011
Mesajlar
1,056
Beğeniler
990
Yaş
55
Konum
İstanbul
#5
Osman hikayeyi okudum ilgimi cekti google de aradim hakikaten ilginc, tabiatda yasananlar daha dogrusu hayvanlar aleminden cikartacagimiz cokkkkk
dersler var. Zaten insanlarmi vahsi yoksa hayvanlar mi diye bir konu acmak lazim, belgesellerde hayvanlari izleyiniz kendi turunu olduren pek goremezsiniz ama insanlar birbirini olduruyor dolayisiyla, biz insanoglu daha vahsiyiz.
Hayvanlari tabiati daha iyi tanidikca inanin insanlardan nefret edesiniz geliyor. Neticede insaniz, Allahin en guzel yarattigi varlik ama yasamasini bilmiyoruz yasamak icin can aliyoruz vs. konu cok uzun. Turkiye'ye Orhangaziye cok selamlar hemserim.
ve aleykümselam dostum,hemşehrim ben yaklaşık 45 yıldır istanbulda ikamet ediyorum ama tabii burada yakın akrabalarım var tabii buralar doğduğumuz yer olması itibari ile çok fazla gitmesekte buraları takipten vazgeçemiyoruz ,evet yazında çok haklısın hayvanlardan alacağımız çok ders var bence dediğin gibi allah insanı yaratırken en güzelini en akıllısı olarak yaratmıştır ancak insanoğlu kendi ırkına nesline ve doğaya verdiği zarar kadar hiç bir yaratık zarar vermiyor doğa ve hayvanlar tam bir ahenk içinde yaşarken bir bakıyorsun insanoğluna ne doğa kalmış ne hayvan kalmış nede kendi nesline verdiği zarar ondan sonra diyoruz,ki bu afetler deprem,sel baskınları ve semavi felaketler neden oluyor düşünenler için bunlar apaçık birer uyarı aslında ama tabii anlayabilene .gurbette yaşayan tüm dostlarımıza,kardeşlerimize selam olsun sağlıcakla.