Neler yeni

Nasa üssünden haberler

Mehmetkarahanlı

Özel Üye
Özel Üye
Katılım
19 Haz 2016
Mesajlar
8,533
Beğeniler
128
#1
[FONT=&quot]
[/FONT]

[FONT=&quot]Mars’ın daha yakından keşfedilmesi ve günün birinde Mars’a ayak basılması, NASA’nın en büyük hedefleri arasında yer alıyor. Söz konusu hedefi gerçekleştirme konusunda irili ufaklı pek çok çalışma yapan kurum, Mars InSight adını taşıyan yeni görevini başlatmayı planladığı tarihi de kamuoyuna duyurdu. 5 Mayıs 2018 itibarıyla göreve başlamayı planlayan NASA, 26 Kasım 2018’de uzay aracının kızıl gezegenin yüzeyine inmesini öngörüyor





[/FONT]

[FONT=&quot]InSight ile NASA Mars yüzeyine kızıl gezegen gibi kayalık yapıların nasıl meydana geldiğini analiz edecek özel uzay araçları da indirilecek. İlk etapta göreve içinde bulunduğumuz ay içinde başlamayı planlayan NASA, ana bilim aracındaki vakum sızıntısı nedeniyle geçtiğimiz aralık ayında kalkış planını iptal etmişti. NASA bünyesindeki bilim adamları, sızıntı yapan mekanizmayı yeniden tasarlamak için şimdiden kolları sıvamış durumda.

[/FONT]

[FONT=&quot]Söz konusu gecikmenin programa maliyetinin ne olacağı henüz bilinmiyor. Ağustos ayında kalkış aracı sağlayıcısıyla gerçekleştirilecek düzenlemelerin ardından maliyet konusunda daha sağlıklı bilgilerin verilebileceği ifade ediliyor.[/FONT]
[FONT=&quot]NASA’nın InSight ile birlikte Mars yüzeyine gönderdiği araçta bulunan sismometrenin kızıl gezegenin zemin hareketlerini ölçebilmesi adına bir vakumun içinde çalışması gerekiyor. Yeniden tasarım sürecinin tamamlanmasının ardından yenilenen vakum mekanizmasının 2017 içinde hazır hâle gelmesi öngörülüyor. NASA, InSight’taki gecikmenin diğer Mars görevlerini etkilemesini beklemiyor.




[/FONT]

[FONT=&quot]NASA’nın uzun vadeli planları içinde Mars’a astronotların dahil olduğu bir sefer düzenlemek ve kızıl gezegene ayak basmak önemli bir yer tutuyor. Halihazırda uzayda gerçekleştirilen deneylerin önemli bir kısmının temelinde de bu motivasyon yatıyor.

















[/FONT]


NASA


Gezegenler ile İlgili İlginç Bilgiler

Merkür Hakkında İlginç Bilgiler



  • Güneş’e en yakın gezegen olan Merkür’ün M.Ö. 3000 yılında Sümerler tarafından ilk defa gözlemlendiği düşünülmektedir.
  • Merkür’de bir yıl 88 gün sürer, bir Merkür günü ise 176 Dünya gününe eşittir.
  • Merkür, 4,879 kilometrelik çapıyla Güneş Sistemi’ndeki en küçük gezegendir.
  • Merkür küçük bir gezegen olmasına rağmen Güneş Sistemi’nde Dünya’dan sonra en yoğun gezegendir.
  • Merkür Güneş etrafında çok hızlı döndüğünden adını tüccarların tanrısı ve Roma tanrılarının habercisi olan “Mercury”den almıştır.
  • Merkür’ün yerçekimi Dünya’dakinin yüzde 38’ine eşittir.
  • Merkür, Güneş’e en yakın gezegen olsa da Güneş görmeyen tarafında ısı -170°C’ye kadar düşmektedir.
  • Gezegenin hacminin yüzde 40’ını demirden oluşan çekirdeği oluşturmaktadır.
  • Merkür’ün çok ince bir atmosferi ve zayıf bir manyetik alanı vardır.
  • Şimdiye kadar sadece iki uzay aracı gezegeni ziyaret etmiştir.
  • Merkür yüzeyinde diğer gezegenlerden daha çok krater bulunmaktadır.

Venüs Hakkında İlginç Bilgiler



  • Venüs, Güneş ve Ay’dan sonra Dünya’dan gözlemlenebilen en parlak objedir.
  • Venüs’te bir gün, bir yıldan daha uzun sürmektedir.
  • Venüs gezegeni adını aşk ve güzellik tanrıçası olan Roma tanrısı Venüs’ten almıştır.
  • Güneş Sistemi’ndeki adı kadın adı olan tek gezegendir ve gezegendeki tüm yüzey şekilleri kadın adları adlandırılmıştır.
  • Venüs, Dünya’ya boyut olarak çok benzediğinden Dünya’nın kardeş gezegeni olarak da adlandırılır.
  • Milyarlarca yıl önce Venüs’ün Dünya benzeri iklime sahip olduğu düşünülmektedir.
  • Venüs, diğer tüm gezegenlerden farklı olarak saat yönünde dönmektedir. Güneş batıdan doğar, doğudan batar.
  • Venüs, ortalama 462 °C yüzey sıcaklığı ile Güneş Sistemi’nin en sıcak gezegenidir.
  • Venüs’te atmosfer basıncı Dünya’dakinin 92 katıdır.
  • Dünya’ya en yakın gezegendir.

Mars Hakkında İlginç Bilgiler



  • Gezegen kan kırmızı renginden dolayı Roma savaş tanrısı Mars’ın adını taşımaktadır.
  • Mars’a gönderilen 39 araçtan sadece 16’sı başarılı olmuştur.
  • Mars üzerinde bir zamanlar akıllı yaşam bulunmuş olabileceği yönünde teoriler bulunmaktadır.
  • Güneş Sistemi’nin en yüksek dağı (21 kilometre) Mars yüzeyinde bulunmaktadır.
  • Mars yüzeyinde devasa toz rüzgarlı görülmektedir.
  • Güneş Sistemi’nde Dünya’dan sonra yaşama en uygun gezegen Mars’tır.
  • Mars’ta da Dünya’da olduğu gibi farklı mevsimler yaşanır.



Jupiter / NASA

Jüpiter Hakkında İlginç Bilgiler



  • Jüpiter’in 67 adet uydusu bulunmaktadır.
  • Jüpiter bir gaz devidir, yani kayaç bir yapı yerine gazlardan oluşmaktadır.
  • Jüpiter’in kaydedilen ilk gözlemi M.Ö 7.-8. yüzyıl dolaylarında Babiller tarafından yapılmıştır.
  • Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni olan Jüpiter, Güneş Sistemi’ndeki en kısa güne sahiptir. Bir gün sadece 9 saat 55 dakika sürer.
  • Jüpiter’in Güneş etrafında dönmesi 11.86 Dünya yılı sürmektedir.
  • Jüpiter’in en büyük uydusu Ganymede, Merkür’den daha büyüktür.
  • Şimdiye kadar 8 uzay aracı gezegeni ziyaret etmiştir.
  • Jüpiter üzerindeki dev kırmızı noktada 300 yıldır çok güçlü bir fırtına yaşanmaktadır.
  • Jüpiter’in kütlesi Güneş Sistemi’ndeki diğer tüm gezegenlerin toplam kütlesinden 2,5 kat daha büyüktür.
  • Jüpiter’in adı tüm Roma tanrılarının kralı olan Jüpiter’den gelmektedir. (Yunan mitolojisindeki Zeus)
  • Jüpiter’in içine 1,321 adet dünya sığabilir.

Satürn Hakkında İlginç Bilgiler



  • Satürn de Jüpiter gibi bir gaz devidir, ancak bilim insanları kayadan oluşan bir çekirdeğinin olabileceğini düşünmektedir.
  • Çıplak gözle Dünya’dan gözlemlenebilen 5 gezegenden biridir.
  • Adını Jüpiter’in babası olan Satürn’den almıştır.
  • Satürn’ün etrafında çok büyük ve güzel bir halka sistemi bulunmaktadır.
  • Satürn, Güneş Sistemi’ndeki yoğunluğu en düşük gezegendir.
  • Satürn üzerinde hızı saatte 1,800 kilometreye kadar ulaşan rüzgarlar bulunmaktadır.
  • Satürn’ün Güneş etrafında dönmesi 29.4 Dünya yılı sürer.
  • Satürn’ün 150 adet ayı ve ufak ayı bulunmaktadır.

Uranüs Hakkında İlginç Bilgiler



  • Uranüs gezegenin adı Satürn’ün babası olan Roma tanrısı Uranüs’ten gelmektedir.
  • Uranüs bir gaz devidir ve Jüpiter ve Satürn’den sonra Güneş Sistemi’nin en büyük 3. gezegenidir.
  • Gezegenin Güneş etrafında bir turu tamamlaması 84 Dünya yılı sürmektedir.
  • Uranüs’ün ekseni 98 derece eğiktir. Dünya büyüklüğünde bir gezegen ile çarpışması sonucu eksenin kaydığı düşünülmektedir.
  • Gezegenin bilinen 13 halkası vardır. Bu halkalar Satürn’ün halka sistemi gibi geniş ve belirgin değildir.
  • Uranüs, Güneş Sistemi’nin en soğuk gezegenidir. Yüzey sıcaklığı -224°C’dir.

Neptün Hakkında İlginç Bilgiler



  • Plüton’un gezegen statüsünün alınmasından sonra Güneş Sistemi’ndeki Güneş’e en uzak gezegendir.
  • Roma deniz tanrısı Neptün’ün adını almıştır.
  • Neptün’ün Güneş etrafında bir turunu tamamlaması 164.8 Dünya yılış sürmektedir.
  • Neptün’ün yerçekimi Güneş Sistemi’ndeki Jüpiter sonra en güçlü çekim gücüne sahiptir.
  • Güneş’ten uzaklığı 30 AU yani 4,503,000,000 kilometredir.
  • Neptün’den uzağa sadece 1 uzay aracı gitmiştir. (Voyager 2)
  • Neptün’ün etrafında bilinen 14 uydusu ve çok belirgin olmayan bir halka sistemi vardır
  • Yüzey ısısı ortalama -214°C’dir.












--------------------

The New Horizons Bilim Ekibi, Plüton’daki yeni bulgulara ait bir çalışma yayınladı. Plüton’a ait yeni bulgular ile ilgili tüm detaylar



New Horizons Uzay Mekiği’nin çektiği fotoğrafları NASA uzmanlarıyorumlamış; gezegende vadi yükseltileri, yüzen buz kütleleri, su bulunduğuşeklindeki görüşlerini bildirmişlerdi.

Şimdiki süreçte ise, The New Horizons Ekibinin, Science Dergisi’nde yayınlanan 5 makalesi, gezegene dair pek çok ayrıntıyı daha ortaya koydu.

Gezegenin bahsedilenlerden çok daha fazla dinamizm ve jeolojik çeşitliliğesahip olduğu belirtilen araştırmalarda şu ifadelere yer verildi.

The New Horizons Baş Araştırmacısı Alan Stern; gezegenin aktif jeolojiye, farklı kimyasal yüzeye, karmaşık atmosfer yapısına, güneş ile şaşırtıcı etkileşimler ve pek çok uyduya sahip olduğunu ifade etti.

Ortaya atılan 5 başlığın, gezegeni ana hatlarıyla açıkladığını belirten Stern, elde ettikleri veriler ile gezegenin ileri ki süreçte tamamen açıklanması konusunda önemli aşamaları kaydedebileceklerini dile getirdi.

Yeni bulgulara göre, Plüton’un metan, nitrojen, karbondioksit ve yüzen buz kütlelerini şeklinde 4 farklı yüzeye sahip olduğu ifade edildi.






Yüzeyinde yer alan uçucu buzlardan dolayı jeolojik çeşitliliğin bulunduğu belirtilen araştırmada, gezegenin 248 yıldır güneşin etrafında eliptik bir yörüngede döndüğü vurgulandı.

Tech Crunch'da yer alan habere göre Güneş etrafındaki yakınlaşıp uzaklaşan hareketleri devam ettikçe, bu yüzey şekillerinin oluşmasını sağlayan döngüye sebebiyet verdiği de araştırmada yer alan bulgulardandı.



Plüton’un fotoğrafları üzerinden açıklanan bulguların gün geçtikçe artacağını söyleyebiliriz. Bakalım bu gizemli gezegen ile ilgili daha nelere tanık olacağız?

New Horizons Projesi 19 Ocak 2006’da başlatılmış, 9.5 yıl boyunca 4.828.032 kilometre yol gidildikten sonra gezegene ulaşılmıştı.







Plüton’un küçük bir gezegen olduğu bu yüzden gezegen statüsünden kaldırılmasına yönelik tartışmalar günümüzde hala devam ediyor.

--------------------

Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, Mars odaklı uzay çalışmalarında yol kat etmeye devam ediyor.
Görünümü ile insanı andıran Valkyrie adındaki robotlar, NASA'nın en kapsamlı uzay projelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
İnsansı Robot Nasıl Oluştu?

NASA, Massachusetts'ten 3, İskoçya bazlı üniversitelerden 4 olmak üzere toplamda 7 üniversitenin uzay departmanı ile yapılan anlaşmalar sonucunda, insansı robot projesinin meydana geldiği ifade ediliyor.






Uzayda ilk kloniler mi oluşacak?

NASA'nın söz konusu proje ile, insan ırkına benzer faaliyetleri sürdürmek amacıyla var olan robotik teknolojilerin, uzayda bir koloni meydana getirip getiremeyeceği üzerinde duracak.
Süreli görevlerle sınırlı kalmaksızın, süresiz bir biçimde uzayda yaşamı deneyimlemek amacıyla sürdürülecek proje "uzayda yaşam" konusunda önemli bir atılım hedefini taşıyor.
Massachusetts Lowell University'den Profesör Holly Yanco konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Valkyrie robotlarının insansı robotlar niteliğinden olduğunu, NASA'nın söz konusu robortları Mars görevi kapsamında kullanacağını ifade etti.
Robotların öncelikli amaçlarının insanlar için tehlikeli olabilecek zemin ve şartlara uyum sağlaması olacağını dile getiren Yanco, bu deneyin insanların gelecek süreçteki Mars yaşamı hakkında önemli verileri açığa çıkaracağını kaydetti.


Robotlar sanal gerçeklik gözlüğü kullanacak

Kafalarının üstünde bir çift kamera bulunduracak Valkyrie, Oculus Rift sanal gerçeklik gözlüğünü kullanarak, Mars görüntülerini VR deneyimi ile araştırmacılara sunabilecek.
Ayrıca kızıl ötesi ışınlar bulunduran robotlar, gövdesinin farklı kısımlarında farklı kameralar ve hassas alıcılara sahip olacak.
NASA'nın Mars'a yönelik olarak ilk yerleşme girişimlerinin 2030 yılında gerçekleşeceği, Valkyrie robotlarının da bu tarihten önce kızıl gezegene gönderileceği Euronews'deki haberde yer aldı.

--------------------

ExoMars adı verilen görevde iki büyük uzay ajansı bir araya geldi ve haftaya Mars yolculuğu başlıyor. Eğer görev başarılı olursa, NASA'nın ünvanı da elinden alınacak.



Avrupa Uzay Ajansı ve Rusya Federal Uzay Ajansı, önümüzdeki hafta ortak olarak bir Mars görevine çıkacaklar ve gerçekleşmesi hâlinde de tarih yazacaklar. Eğer her şey yolunda giderse, NASA 'Kızıl Gezegen'e tek sonda indiren kurum ünvanını da kaybetmiş olacak.
Kod adı ExoMars Görev: Mars'ı keşfetmek

ExoMars adı verilen astrobiyoloji görevi, Mars'taki jeolojik ve biyolojik aktiviteleri keşfetme amacı taşıyor ve görev 19 Ekim 2016 tarihinde gerçekleşecek. Yörüngeye varıldığında, görevin iki bileşeni olan Trace Gas Orbiter veSchiaparelli ayrı yönlere ayrılacaklar.
Trace Gas Orbiter, daha alçak mesafede duracak ve Mars atmosferini tarayarak metan, su buharı ve diğer gazlara bakacak. Bu sırada Schiaparelli de tek parça hâlinde gezegenin yüzeyine inmeye çalışacak.

Mars yüzeyine inmek oldukça zorlu bir işlem kabul ediliyor ve bugüne kadar ne Avrupa Uzay Ajansı, ne de Ruslar bu konuda tam başarı sağlayamadı. 1960'lı ve 70'li yıllarda Sovyetler Birliği Kızıl Gezegen'e bir yığın sonda yollasa da, hepsi yere çakıldı ve çarpışmadan kısa süre sonra da yok oldular.



2003 yılında Avrupa Uzay Ajansı'na ait Beagle 2 aracı yüzeye inmeyi başardı fakat solar panelleri açılmayınca, Dünya ile olan bağlantı kesildi. Yine 2011 yılında Ruslar bir uzay sondası yollayarak Mars'ın ayı olanPhobos'u keşfi denediler fakat o da başarısız oldu ve Dünya yörüngesini geçemeyerek, geri düştü ve atmosferde yandı.
ExoMars çift aşamadan oluşuyor

Bir diğer deyişle açıklarsak, ExoMars'ın bu yolculuğunda biraz yükü ve kanıtlayacak çokça işi olacak. 16 Ekim tarihinde Schiaparelli ve TGO birbirlerinden ayrılacaklar, ardından üç gün sonra da araç Mars atmosferine giriş yapacak. Bu durumda açının kesinlikle kusursuz olması gerekiyor. Aksi takdirde sondaların çok ısınıp yanması veya uzaya geri düşmesi ihtimali var.






İşlerin yolunda gitmesi hâlinde Schiaparelli üç setli hidrazin iticileriyle desteklenen bir frenleme paraşütü açacak ve yüzeye inerek Mars hakkında veri toplamaya çalışacak
Tüm yaşanacaklar önceden programlandı ve bu durumda Schiaparelli'nin sadece tek bir deneme şansı var. Yani işlemleri tekrar yapmak mümkün değil. Görevin başarısız olması hâlinde mühendisler tabii ki yeniden çalışmalara başlayacak ve hatalara bakacaklar.
Her ne olursa olsun, bu tarihi görevi izlemesi uzay tutkunlarına büyük haz verecektir çünkü NASA'dan sonra ilk defa Mars'ın yüzeyine inilmesi söz konusu.


Dünya dışı yaşam ve kolonileşme konusunda yavaş yavaş da olsa ümitlendiren araştırmalar hergün yeni cevaplar ile devam ediyor.
NASA'nın uzun yıllardır üzerinde çalıştığı Mars projesi de bunlardan bir tanesi.
Gezegene gönderilen araçlar ile Mars'ın geçmişini, dolayısıyla Güneş Sistemi'nin tarihine dair yeni detayları öğrenmek isteyen bilim insanları bu kez da milyonlarca yıl öncesinden bir bilgiyi ortaya çıkarttı.
Mars'taki görevine devam eden Curiosity'nin, Dünya'ya yolladığı yeni verilere göre, çok uzun zaman önce gezegende yoğun miktarda su vardı. En azından eldeki resmi kanıtlar şimdilik buna işaret ediyor.







Mars Çok Eskiden Yaşanabilir Yapıda Olabilirmiş

Araştırmacılar gezegende bulunan Gale Krateri ile ilgili yeni görsel ve verileri incelerken, krater yüzeyinde ciddi aşınmalar ve su yolu izleri ile karşılaşmış.
Belli bir akış hızına sahip olduğu tahmin edilen nehir ya da birikinti ile oluştuğu düşünülen göllerin, bir ihtimalle de olsa içerisinde canlı barındırmaya izin verecek kimyada olduğu ekleniyor.
Milyonlarca yıl boyunca birbirinden çok farklı kimyasal yapıda su türünün gezegen üzerinde yer aldığı kanısı güçlenirken, suyun neden yok olduğuna dair güçlü fikirler de var.
NASA'nın önde gelen bilim insanlarına göre, Mars'ın sahip olduğu zayıf manyetik alan, mevcut su yataklarının zamanla kendini koruyamaz hale gelmesine sebep olmuş.
Gezegende bulunduğu düşünülen su rezervlerinin ne şekilde oluştuğuna dair şimdilik "çok güçlü" bir fikir ise bulunmuyor.
 

Mehmetkarahanlı

Özel Üye
Özel Üye
Katılım
19 Haz 2016
Mesajlar
8,533
Beğeniler
128
#2
Ay’da kurulacak bir koloninin derin uzay keşfi için bir devrim yaratacağı ve 2022 yılında Ay’daki ilk koloninin kurulabileceği belirtiliyor.
New Space adlı bilim dergisinde yayınlanan bazı makaleler aracılığıyla, 2022 yılında 10 milyar dolar maliyetle (ki bu ABD’nin bir uçak gemisinin maliyetinden daha az) Ay’da bir koloni kurmanın mümkün olduğu açıklandı.
NASA astrobiyolojisti Chris McKay, Popular Science’ta yayınlanan makalesinde sürücüsüz araçlar ve atık geri dönüşüm tuvaletleri gibi bugünün teknolojilerinin uzayda inanılmaz derecede faydalı olacağını ve bunların bir ay üssü yapmanın maliyetini aşağı çekerek bunu yapılması daha mümkün hale getireceğini ifade etti. Üstelik üç boyutlu olarak basılmış binaların ve materyallerin kullanımı, SpaceX roketlerini kullanan uzay feribotu ve Bigelow Aerospace’in şişirilebilir yaşam alanlarında yapılan modifikasyonlar gibi çeşitli teknolojilerin birleşimi, süreci daha modern hale getirecek ve süreç, hükümetin bir sonuca varamayan ve pahalı programlarından daha verimli olacak. Ancak yine de tüm bunlar, spekülatif teoriler.

Bigelow Aerospace'in Yaşam Alanı
NASA’daki bilim insanlarına göre, derin uzay keşfi için ay, harika bir başlangıç noktası. Bu nedenle Ay’daki bir koloni, Mars’taki keşifler için daha iyi bir fırsat sunabilir. İşte Ay’da bir koloni kurulmak istemesinin nedeni bu. NASA’nın bunu yapmak için önündeki tek engel, kısıtlı bütçesi.
Chris McKay, New Space Journal dergisinde yayınlanan bir makalesinde, ayın kuzey kutup kraterlerinin dış kenarında bir istasyonun nasıl inşa edilebileceğine değiniyor. Bu bölge, tüm yıl boyunca güneş ışığı alıyor ve bu da güneş enerjisiyle çalışan ekipmanlar için gerekli enerjinin sağlanabileceği anlamına geliyor. Böyle bir bölge, değerli taşlar için kazı yapabilecek, su toplayabilecek, oksijen ve yaşam desteği için kullanılabilecek, hatta roket yakıtı üretebilecek otonom robotlara güç sağlamak için de yarar sağlayacaktır.
 

Mehmetkarahanlı

Özel Üye
Özel Üye
Katılım
19 Haz 2016
Mesajlar
8,533
Beğeniler
128
#3
SpaceX açısından bu yılın ilk önemli girişimi olacak uçuş, YouTube üzerinden canlı yayınlanacak.
Falcon 9 roketi ile geçtiğimiz sene kafayı fena bozan SpaceX, defalarda test kalkışları yapmış, hatta roketini dikey şekilde indirmeyi bile başarmıştı.



Fakat Eylül ayında Falcon 9, Elon Musk'ın dediğine göre "roket tarihinde" hiç meydana gelmemiş bir neden sebebi ile patlamıştı. Bu olayın ardından Falcon 9 roketini yeniden göklere göndermek adına çalışmalara başlayan SpaceX, bu çalışmanın ilk meyvesini uçurmaya hazırlanıyor.

Kaliforniya'daki Vanderbeng Hava Üssü'nden alçak yörüngeye fırlatılacak Falcon 9'un fırlatılış videosu, SpaceX'in YouTube hesabından da canlı yayınlanacak
 

Mehmetkarahanlı

Özel Üye
Özel Üye
Katılım
19 Haz 2016
Mesajlar
8,533
Beğeniler
128
#4
Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), 2023 yılında dünya ekonomisinin yaklaşık 137 bin katındaki değere saip bir asteroide yolculuk edecek.
Dünya üzerinde yaşayan canlılar olarak çalışıyor ve değerlerle bir ekonomi yaratıyoruz ancak evdende var olan bir meteor parçası kendiliğinden dünyanın binlerce katı bir değere sahip oluyor.

Evrenle dünya yaşamını kıyasladığımızda ne kadar büyük bir sonsuzluğun olduğunu bir kez daha kanıtlayan Psyche isimli asteroit, dünya ekonomisinin yaklaşık 137 bin katı kadar değere sahip. Tahminlere göre %90'ı demir - nikel elementlerinin karşımından ve %10'u silikadan olduğu belirtilen Psyche'nin daha önce bir gezegen olduğu düşünülüyor.
Güneş sisteminde eşi benzeri olmayan bu asteroidten alabileceğiniz bir tutam parça bile dünyada milyonlarca dolara eşdeğer gelirken NASA, 2023 yılında bu asteroide yolculuk yapmayı hedeflediğini planladı. Ancak NASA bu asteroide giderek buradaki değeri dünya ekonomisine taşımaya çalışmak yerine sadece keşif yapacak ve bu değerli meteor parçasının hem tarihini hem de nasıl bir oluşum olduğunu araştıracak.
 

Mehmetkarahanlı

Özel Üye
Özel Üye
Katılım
19 Haz 2016
Mesajlar
8,533
Beğeniler
128
#5
Mars'ta yaşayabilen canlı!

Mars'taki hayat koşullarının birebir oluşturulduğu bir laboratuvarda hayatta kalabilen bir canlı keşfedildi.




Bilim adamları, Mars'ın zorlu koşullarında mikropların yaşayabildiğini kanıtladı. Metanojen adı verilen bir grup mikroorganizma Mars'ın koşullarına göre düzenlenmiş bir laboratuvarda hayatta kaldı. Arkansas Üniversitesi astrobiyologları tarafından yapılan deneyde, uzaylıların olduğu kanıtlanamadı ama gözle görülemeyen bazı canlıların var olabileceği anlaşıldı.
Mars'da Curiosity, metan gazı bulmuştu. Dünyadaki metanın büyük bir kısmı canlı organizmalar tarafından üretiliyor. Bunun üzerine harekete geçen bilim insanları aynı durumun Mars'ta da mümkün olma ihtimalini düşündü. Yapılan deneyler Dünya'da metan oluşturan mikroorganizmalarının Mars'ta da hayatta kalabileceğini gösterdi. Dünya üzerindeki metanojenler hayatta kalabilmek için oksijene ya da fotosenteze ihtiyaç duymuyorlar.Daha önce de Florida Üniversitesi'nden bilim adamları Rusya'dan topladıkları bakterileri Mars'ın basınç miktarına uygun biçimde tutmuş ve Carnobacterium'un hayatta kaldığını tespit etmişti. Ancak deneyde kullanılan 10 bin bakteriden sadece 6 tanesi büyümeyi başarabildi.